Köşe Yazıları'e dön

Mobil Öğrenme için Atılan Adımlar

Mobil Öğrenme Resim

Merhaba, önceki yazımda sizlere mobil öğrenme hakkında genel bilgiler vermiştim. Bu yazımda sizlere ülkemizdeki Mobil Öğrenme potansiyeli ve gelişmeler hakkında bahsetmeye çalışacağım.

Dijital ortama taşınan eğitimin mobil teknolojilerdeki gelişmelerle birlikte üniversitelerimizi de etkilediği açıktır. Gerçekten de Türkiye’de ve dünyada eğitimde mobil teknolojilerin kullanımı artmakta ve küresel ölçekte farklı bazı öğrenme anlayışlarına olan ihtiyaçlar ve yöntemler tartışılmaktadır.

Öncelikle Mobil Öğrenme için gerekli teknolojik alt yapıya bakalım. Genel anlamıyla Mobil Öğrenme, mobil cihazları ve kablosuz iletişimi kullanan elektronik öğrenme uygulamaları olarak tanımlamaktadır. Burada en önemli araçlar akıllı telefonlar ve tablet bilgisayarlardır. Türkiye’de yaklaşık 11 milyon kişinin akıllı telefon, 7 milyon kişinin de tablet bilgisayar kullandığı ve bu mobil cihazların neredeyse tamamında internet tarifelerinin bulunduğu düşünüldüğünde, mobil öğrenme faaliyetlerinin artması için oldukça geniş bir teknolojik potansiyele sahip olduğumuz görülecektir.

Mobil Öğrenme, aynı zamanda uzaktan eğitimin bir uzantısı bazen de tamamlayıcısı gibi düşünülebilir.  Yani mobil öğrenme yep yeni bir öğrenme yöntemi olmakla birlikte Türkiye’de yıllardır önemli gelişme sağlayan uzaktan eğitim çalışmalarının bilgi ve deneyimlerinden rahatlıkla yararlanabilecektir.

Tüm bu verilerin üzerine eğitimde FATİH projesine geçiş çalışmalarını ve bunun getireceği sinerjiyi de düşündüğümüzde Türkiye’de mobil öğrenme için oldukça yüksek bir potansiyelin olduğu ve bu yönde ciddi çalışmaların yapılması gerekliliği görülecektir.

Türkiye’de Mobil Öğrenme konusu, sorunlar ve çözüm önerileri geçtiğimiz Haziran ayında Okan Üniversitesi’nde benimde düzenleme komitesinde yer aldığım ve çok değerli uzmanların ve katılımcıların katkılarıyla “Mobil Öğrenme Çalıştayı”nda masaya yatırılmıştır. Sanırım bu çalıştayda çıkan en önemli sonuç Mobil Öğrenme konusunun Türkiye eğitim sistemi açısından oldukça büyük öneme sahip olduğu ve mevcut potansiyelin doğru yönlendirilmesi gerekliliği olmuştur.

Çalıştay raporundan bazı önemli gördüğüm hususları sizlerle paylaşmak istiyorum:

Yine önemli bir husus, öncelikle öğrencilerin teknolojileri kullanmalarının öğretmenlere göre çok ilerde olduğunun kabulüyle işe başlamak gerektiğidir. Mobil öğrenme konusunu fikir ve kapsam bakımından henüz geçiş aşamasında olduğundan geleneksel eğitim metotlarıyla yeni eğitim metotlarının birlikte kullanıldığı harmanlanmış bir eğitim modeli söz konusu olduğu gibi, tercih konusu da olmaktadır. E-öğrenme ve geleneksel öğrenme yöntemlerini destekleyici mobil öğrenme yöntemleri kullanılmalıdır.

Mobil öğrenme sağlayabilecek çok fazla sayı ve çeşitte araç bulunduğundan oluşturulan içeriğin her işletim sistemiyle uyum sağlaması gerekmektedir. Aksi takdirde herkese ulaşamayacak ve herkes kullanamayacaktır. Ayrıca içeriğin interaktif ve öğrenciyle etkileşim halinde olması gerekli ve önemlidir.

Mevcut geleneksel yöntemlerin mobile dönüştürülmesi gerekmektedir. Mobil öğrenme hap gibi kısa ve öz olmalıdır. Kısa materyaller kullanılmalıdır. Öğretmenin de materyalin bir kısmını üretebilir olması gerekir.

Mobil öğrenmede fiyatlandırma ön plana çıkarsa ve fiyatlar yüksek olursa, fırsat eşitsizliğine neden olabilir. Minimum seviyede fiyatlandırma olması gerekir. Devlet düşük gelirlileri mobil öğrenme uygulamalarına ulaşmaları konusunda desteklemelidir. Mobil operatörlerin pazarda rolü önemlidir. Operatörler öncülük yapmak isterler ama konuya kâr odaklı yaklaşacakları düşünülmektedir. Kapitalizmin ruhuna uygun olarak fırsat eşitsizliğine dönüşebilir.

Bir sonraki köşe yazımda görüşmek üzere.
Sevgiyle kalın…

Mobil Öğrenme Çalıştayı Raporu Tam Metni İçin:

http://uzem.okan.edu.tr/media/8b/52948b26150ba0481b8b458b/MobilOgrenmeCalistayiTurkce.pdf